fatih's profileYalnizligim yanimda kims...PhotosBlogListsMore Tools Help

Yalnizligim yanimda kimse olmadigindan degil,

Yalnizligim yanimda sen olmadigindandir.

Windows Media Player

fatih erturk

 

img522/607/spqvqogsgjps8.jpg  

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us
kalbim-dans.gif
 
 

Göz kırpmaZiyaret ettiğiniz için teşekkürler! Bİ MESAJI ÇOK GÖRMEYİN BARİ DEMİÇekici

 

 Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

    

  

  

 

 
 

 

   

Pimpyourprofiles.com to pimp your Myspace profile

 

 

 ::: BUYRUN TIKLAYIN:::Hayata ve aşklara kısacası insan  oğlunun aşık olduğu herşeye... :)  

  Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket  Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket  

  

     

 

 

 

 

   

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
benimki kadar iyi değil ama olsun eline saglık
Sept. 27
merve tekinwrote:
site çok güzel olmuş abi eline yüreğine emeğine sağlık
Aug. 30
siten güzel olmus nice sitelere
Aug. 30
gayet güzel olmus fatih abi... hepsini sen mi yaptın...
 
July 23
Picture of Anonymous
(adsız) wrote:
kardeş yüreğine sağlık süperr olmuş hele fondaki şarkıya bayıldım:((((((
May 21
ömer yamanwrote:
kardeşim cok güzel bir site olmuş
June 9

Custom HTML

         


 


 

by_S@ns@r06-71

 
 

DİKKAT KÖPEK VAR?

Photo 1 of 13
January 22

DUYDULARIM SANADIR

 Sensizliği yazıyorum satırlara, sayfalara; yetmiyor kağıdım, tükeniyor kalemim, geçmiyor
bir türlü zaman.

Ne zaman anlatmaya kalksam, baştan aşağı sırılsıklam, yangın yerine dönmüş bedenim ve küllenmiş ümitlerimle seni beklemekteyim.

Ümit, ümitlerim…
Nice zamandır yaptığım en iyi şeylerden birisi olsa gerek, bitip tükenmek bilmeyen ümitlerim.
Sana dair, aşkımıza ait, sevgimiz adına, elimden gelen ne varsa…
Tüm yaşanmış ve yaşanmamış aşklar adına…

Gözlerim arar, gördüğünü sanırda aldanır ağlar.
Ruhum yanar, sarar sarmalarda kanar.
Bekler durur, sever durur, arar dururda yanar.
Zaman geçer, ömür geçer de bir türlü sen geçmezsin o yoldan.
Yanık bir türkü olursun, söylenir durursun
Kaçar durur, unutursun.
Gün gelir devran döner,
Sen bu yolda beni arar durursun…


Mehpare ÖĞÜT
TEMMUZ 2008
::::BU GÜZEL ŞİİRİ YAZDIĞI İÇİN MEHPARE ÖĞÜT'E TEŞEKKÜR EDERİM::::

Ey gece!Kurban Et Yıldızlarını Şafağa..

Hani ağlamak anadiliydi ya tüm dillerde ayrılığın…
Gözlerimden kan süzüldü Gece'ye.
Siyahı delip geçen gözbebeklerim kan deryası.
Kızıldeniz utanacak içimdeki denizden…

"Yaradan" için "Yar"

sevmeyi öğrettim de sana,
"Yaradan" için

"Yar"dan geçmeyi öğretememişim kendime…
boylu boyunca yatıyor
yüreğim yarda…

Bileği kesik kalemim can döküyor şimdi kağıda.
Hiçimi dökmek istemiştim oysa...

infazlar sabaha karşı yapılır ya, birazdan bitecek GeCe… az kaldı, beni
infazlayacağım şafakta.
Hani yüzbinlerce yıldız sönmeden sökmez ya şafaklar, son dileğim GeCeden…

Eyy GeCe!...

Kurban et yıldızlarını şafağa.
Bedel olarak gözlerimin karasını
göndereceğim her akşam sana…

Yarın, yevm-ül kıyam'da yanmayalım diye yanan yanlarımı bırakıyorum yanına…

Vakit yakın…
Can çekişiyorum canımı can yapanım.
Namlunun ucunda ayrılık, eli tetikte bekliyor günahlarım…

vur emriyle
vurulacak sol yanım;
"Yar" verecek "Can" kaybından…

Tütün ne ki?.. tuz bastım tırnağı sökülmüş parmak uçlarıma. On parmaklık
değil bu figan!
Bin elden beşbin tırnağın sökülüp tuza bastırılmasıymış ayrılık…
Ama öyle ya, tuzu da sevmeli aşık…

Bir türlü aydınlanamayan bir gün doğdu işte.
Yüzbin yıldız pahasına söküldü şafak.
"infazı tamamdır" mührü basıldı.
Kaydım düşüldü kitab-ül aşk'tan…

düz çizgiye dönüştü çoktan yüreğimin monitöründe hayat.
Sabahın pusunda, iki yüreğin sağır edici feryadına "sus" düştü.
Pustu aşk… sus-pus bir cenaze merasimi bu satırlar…

üstad'ın dizeleri tek teselli mezar taşıma:

"ne görsem ötesinde hasret çektiğim diyar,
kavuşmak nasıl olmaz, madem ki ayrılık var?"...

ALINTI

Beni Kime Kurban Ettin!!!...

Yokluğum kimsesiz değildir bilesin…Bir yağmur başlamadan, yaşamak kadar yazmak vardı. Yaşanılası olanı yazamamaktan keder buluştu kalemimin ucunda. İşte bu yüzdendi gidip geceye sığıntılığım. Gece… yağmuru bile saklardı gözlerimden. Yağmur…Bir sesti, sadece gök yüzünden kulaklarıma emanet çığlıklar atan. Gözüme sen değmeden önce yağmur sesi vardı bu şehrin. Şimdi ya ben sağır oldum, yada kör-müyorum artık…

Ahhhh diye başlayan cümleler kurmamak için ellerim ceplerimde ıslıklar çalardım siyah kent caddelerine. Adımlarım yaşamak kadardı. Ha bir adım ileri, ha bir geri. Fark etmezdi ya senden önce, şimdi seninle ne ileri ne geri…

Ah sevdiğim bilmezsin gözlerinin deryasına kaybolurken sırtımda hep bir darağacıyla bekleyişlerimi… Hangi adımı atsam boğazımda ki ilmeğin nefesimi isteyişlerini bilmezsin… Bilmezsin yüreğime hapsettiğim kırlangıçlarımı, bir kırıntıya hasret kalışlarını bilmezsin…

Yoksa asar mıyım sanıyorsun gözbebeklerimi tavandaki çizgilere. Dudaklarımın kenarları bükülür mü böyle hüzün ile. Oysa gözlerim,gözlerimin buğusu, hep baktığımda bir masal görüşünden değil mi… Masalım, masal yazanım, masal yazdıranım…

Ne zaman sana güller getirsem, kefaletini yüreğimle ödediğim güller, hep bir karaborsa cinayeti işlenir bakışlarımda. Ellerime batan gülün dikeni, neden gözlerimden akar sevdiğim… Hadi gel yüreğimi durult, duru pınarları istemem arınmak için gözlerinden gayrı…

Şimdi gitmek adına yan yana gelmiş harflerini hangi işportacıdan aldığının hesabını bile soramayan, lal olmuş bir yürekle çıktım karşına. Biliyorsun bir gülüşüne kurban ederdim kendimi ve giderdim. Ama şimdi bak yüzüme ve söyle “beni kime kurban ettin ey yaarrr…”

Şimdi yoksun ya hiçbir saatte akreplerim yelkovana yetişemedi. Çünkü hiçbir akrep yel kovalamaz sevdiğim… hiçbir mezar taşında bulamazsın artık ismimi. Eğer gözlerinde öldüysen bir sessizliğin, hiçbir usta işlemiyor adını soğuk mermerlere. Bilmezsin ya yar için yar’a düştüğünde ; Hiçbir dua edilmiyor başucunda….

Ve dedim ya, demekten bıkmadım, acıtsa da, yangın olsa da sonu, sonu viran olsa da, her vakit kan revan olsa da sensizliğin, seni sevmekten vazgeçmeyeceğim.. Asla ve haşa ; çünkü ben seni Allah için sevdim…

Ve son kez hiç doğmamış çocuklarım son emanetimdir sana. Emanetine iyi bak emi…Bir “Hiç kurusu”nun avuçlarını açıp beklerken gökyüzünden bir Cemre’nin düşüşünü ellerine tek düşeni kağıda dökmesidir

Yoruldum Artık

Hüzünlü aksamların en güzelinde, sana dair ne varsa içimde, akıtıyorum gözlerimden birer birer…

Seni, sana baglayan bir gece daha..
Yagmur yagıyor, gittigin günki gibi şiddetiyle…
Gözyaslarımla dansediyor damlalar…

Yoruldum…


Bugün son!

Senli bir gece daha olmayacak!

Çık düsüncelerimden…

Çık yagmurlarımdan..

Çık gecelerimden…

Durdurdum zamanı…
Sen gidene kadar, acmayacagım gözlerimi!

Sensizlige susamıs ruhum…


Sensizlige acıkmıs yüregim…

Ne cok senli gecmiş dünler…

Bir okadar sensiz gecmeli yarınlar…

Eşit olmalısın bende sen!


Varlıgına eşit olmalı yoklugun...
Sonsuz bir yokluk sende varolan...
İşte, işte ben o sonsuz direnişe karsı, tüm yarınlarımı sensizlige adadım...

Hadi şimdi çek git…

Bir sebebin kaldı mı ki?
İzin vermeyecegim, yüregimde bir kez daha can bulmana…!
Benim sana dair bir sebebim var…

Daha önümde sensiz gecirilecek yıllarım var…

January 14

YiNede SevMiştiM seNi LaNet oLası MesafeLere iNat..

Biliyor musun, yine bu kentin sokaklari islak... Bulutlar agliyor, bense onlara
eslik ediyorum, agladigimi kimseler fark etmiyor... Sirilsiklamim ve en çocuk
halimle üsüyorum...

Böyle bir yagmurlu gecede çikip gelmistin. O andan sonra yüregime sakladim, her solukta duyabilmek için seni.

Basimiz yoktu bizim, sonumuz da olmayacak. Bir anda basladik. Dokunan kadar
dokunulanin da sarsildigi o an boyunca yasadik seninle askin tüm evrelerini; tüm umudunu, sefkatini ve firtinalarini. Tek bir dokunusta bir büyük sirri
paylasarak yasadik o muhtesem kavusmayi ve hemen ardindan kahreden o ayriligi.


Ben sana yenik düstüm...

Sensizlik çok kalabalik geliyor yüregime; tasiyamiyorum.


Öyle birsey ki bu; yagmurlarla birlikte agliyorum sana, bana... Yüregime
katiyorum seni katabildigim kadar. Ruhum bembeyaz perdenin arasindan siyrilip
senin karmakarisik hayalinle dolasiyor sensiz gecelerimde. O zifiri karanlikta
dualar ediyorum. Kendime bile dilemedigim dileklerle sürüyorum seni aydinliga.


Tükenmiyecektik...
Tükenmiyecektim...


Bogazim dügüm dügüm. Bu öyle birsey ki; acilarin en kahirlisi. Ve ben
kahroluyorum..


Söylesene. Sen benden Vazgeçebildin mi?

Oysa derdim ki; benim kirilgandir umutlarim... Biliyorum ki uzaga atarim
yakinima düsersin... Bu kadar yakinima düsecegini nerden bilirdim.


Ve bil ki çok sevdim seni kisa bir zamanda; bu lanet olasi mesafelere inat...
January 02

Yaşanmamıs Bir Aşk Hikayesi Dinledim


Yasanmamis bir ask hikayesi dinledim
Yasanamamis…


Bir hüzün çöktü içime…
Bir hüzün kalemim de
Öyle bir hüzün ki
Gitmiyor bugün benden…


insan sevmekten neden korkar?
Insan asik olmaktan neden çekinir?
Sevdigini söylemekten neden kaçar?


Oysa ask her yasta güzeldir
Ask her yasta vardir..
O hiç gitmez ki bizden
Hep bizimle kalir…
Hep onu bulmamizi bekler durur
Ve bir gün ortaya çikar
Iste o zaman ask ve biz birlesiriz…


Lakin zordur aski bulmak
Zordur sevdalanmak
Zordur dogru insani
Dogru zamanda bulmak…


Yasanmamis bir ask hikayesi dinledim
Oysa nasilda açti yüregi sevgiye aska
Oysa sevgi sözcüklerine nasilda hasretti…
Ama yasayamamis iste
Baslamadan bitmis ki ask


Bazen öyle kararlar aliriz ki
Sonu olmayan…
Ve hayat öylece devam eder gider
Ne geçen ömrümüze bakariz
Ne de akip giden zamana
Ölüm bir an önce gelsin diye bekleriz..


Ya biz aska çok geç kalmisizdir
Ya da ask bizden çok önde gitmektedir…

Ama unutmamamiz gereken bir sey daha var
Ask aslinda hep bizimle
Hep yüregimizde..
Yeter ki seslenmesini bilelim
Yeter ki yüregimize küsmeyelim
Hayat ne yazik ki çok kisa
O yüzden sevmeyi ihmal etmeyin
Ve o yüreginizdeki mucizeyi aski ertelemeyin…
___________________________________________________________________________
 
 
December 13

Sabretmenin son tesbih taşında yüreğim

Sabretmenin son tesbih taşında yüreğim..

Doksan dokuzuncu taşı elimde sabrın...


Korkuyorum o bittiğinde bende bitmiş olucak tahammül..
Yinede son taşıdır sabrın dayandırır beni bir vakit daha bilinmeye..
SONRASI...
bilmiyorum sonrasında içimdeki boşluğun yerini n
eyi eklerim elimdeki tesbihin yerine neyi koyarım
BİLMİYORUM....


SABREDİYORUM İŞTE..
Hemde herşeye...
Son taşı sıkıca tutuyorum parmaklarımın arasında.
Kayıp gidecek herşeye hazırlıklı olsun istiyorum yüreğim.
Olmuyor bir insan kendini ne kadar hazırlayabilir bir bilinmeyene...


Düşünmek istemiyorum..
şimdi yapabildiğimce sabırlı olmak istiyorum.
Son taşını elimden düşürmemek için sabrın..


Gayret ediyorum sınırsız bir infilak yaşıyor içim.
Sanki birazdan patlayacak kederinden ve son taşta düşecek ellerimden..


DÜŞMESİN GÜCÜM YETTİĞİ KADAR BENDE KAL BİLİNMEZLİĞİM...
GÜCÜM YETTİĞİ KADAR ve
BENDE KALABİLDİĞİN KADAR KAL SABRIM....

/şimdi katil benim..!

hadi kapat kapalar ını aşka,mutluluğa,sevmeye,sevilmeye hayata dair ne varsa.!!
ve aç kollarını yanlızlığa....

tarihi geçmiş düşler biriktirmek hiçte bana göre değildi aslında..
çok mu büyüttüm seni gözümde ne?
aslında o kadar da büyütülecek yüreğin yokmuş

aslında senin/yüreğin yokmuş!
geç anladım..!




Sende seversin bir gün unutma!
hayat sana da az gelecek severken/sende nefessiz kalacaksın!
korkuyla seveceksin her gün
kaybetme korkusunu sende tadacaksın!



ağlayacaksın sabahlara kadar
gözyaşların/ nefessiz kaldığın şehre
okyanus olacak..!
hıçkırıkların gece cakan $im$ekler misali yüreğini yakacak
ahh yar aldığın her [ah-im] sana dönüp hesap soracak..!

kahrolası yüreğin her gece benim intihár kabuslarımla uykularını bölecek ve unutma seninde vaktin gelecek..

çok mu acımasız oldum ne/yoksa korktun mu?bir insan bu kadar zalim olamaz değil mi!
pusulam tamda seni gösteriyor oysa/ve vaktinin geldiğini!

yeniden başlayacak hayatin korkağı oldum/yitirdim her şeyimi/artik ne halin varsa gör...
November 29

GİDELİM BURALARDAN

GİDELİM BURALARDAN

Takvimler eski bir kış akşamına asılı...
Gidelim buralardan ey kalbim!...
Nedir bu savruluş,bu talan,bu yalan...
Bu düş katili şehirler nedir?..
Gidelim buralardan ey kalbim!...

*******************************************************

Ben bir hayal kurmuştum,çocuktum,bağışla beni hayat!
Kavgalara giriyordum,düşüyordum,kalkıyordum,seviyordum,sevdiğime yalanlar söylüyordum kırmamak için...
Bir hayaldi işte altı-üstü,mazlumları kurtarıyordum,çiçekler alıyordum çiçekçi kadınlardan...
Çiçekleri tanıyordum da,rüzgarı tanımıyordum,bağışla beni hayat!
Kara gözlü bir kızı seviyordum,"dâvâm" için vazgeçiyordum,ama o hep beni bekliyordu,hep beni...
Ne bileyim işte,böyle değildi...
Omzumuzda en ağır bozgunumuz..
Gidelim buralardan ey kalbim...

******************************************************

Hangi şehre gitsek,o şehir bize yabancı...
Hangi kapıyı çalsak,açan "o" değil...
Hiçbir plak bizim şarkımızı çalmadı...
Hiçbir yağmur ıslatmadı bizi,sırılsıklam...
Öfkemizi,sevgimizin beslediğini hiçkimse anlamadı.
Nereye gitsek gurbet,kime tutunsak hüsran,neyi sevsek kumdan bir kale...
Neresi olursa olsun,her ne olursa olsun,ama şimdi olsun,işte şimdi...
Gidelim buralardan ey kalbim!...

****************************************************

Bir varmış,bir yokmuş.Bir masal ülkesi varmış,bir masal ülkesi yokmuş..
Bir masal kahramanı varmış,halbuki masal varmış,kahraman yokmuş...
Herşey büyülü bir masalmış,ne güzelmiş,ne güzel...
Bu gömlek bize biraz "dar gelmiş",bizi sıkmış...
Bu şehrin kadınları bizi masallarla uyutamamış,ne kadar acı..
Cebimizde şarkılar,koynumuzda şiirler...
Gidelim buralardan ey kalbim!...

****************************************************

Takvimler eski bir kış akşamına asılı...
Bundan kaçamadım işte..Eski bir kış akşamı..
Gözlerimdeki yağmur,saçlarımdaki kar..Başka birşey yok,anneme söyleyin,üzülmesin...
Şimdi,"şimdi" yok..Herşey,masal gibi bir mazi...
Bu şehir bizi öldürecek,vallahi!
Gidelim buralardan ey kalbim!..
Gidelim....

Ali KINIK
 
September 28

SEN SEVMEKTEN YORULUR MUSUN

 

 

img522/7272/s7gppk8ngaar2.jpg    

Kalmak mi, gitmek mi, kalamamak/gidememek mi?

Hangisi zor bilsem
bilmesem bile bilmis gibi yapsam,
Yapsam da seni bu zor yükten kurtarsam
acaba kurtulmak istermisin gercekten...emin olamiyorum..
git derken bile 'gel' der gibisin hep..
git derken sesin, yüregin 'kal' diyor..
'bitmeli' derken, yüregin, düslerime girmek diliyor

Biliyorum/biliyorsun yüregimde seni cagiran ses hic dinmiyor,susmuyor.
bedeninde beni/seni ceken, isteyen, arzulayan, özleyen, kabaran bir deniz var
sürekli..
kopmazcasina bir bagla baglanmis sanki..
iterken daha cok ceken, koparirken daha sıkı baglayan..

bilemem bilemem
belki de bilmek istemem,kulagimi tikarim,gözümü kaparim..
onu da hiç bilemem..
bildigim birsey var ki
onu sen de biliyorsun:
cevabi hicbir zaman evet olmayacak bir biliş bu.
SEN SEVMEKTEN YORULUR MUSUN?

  

VARLIĞIM YETER ѕαηѕ@®06

Ben Sana Ölmeye Geldim

Ben Sana Ölmeye Geldim

Yine eksik, yine yetinmesi zor bir gündü bugün... Şükür etmesini bileceksin diyen anam gibi şükür ettim... Allahım bunada şükür... Her zaman şükretmesini bilmiyor insan, hele mevzu aşk olunca, yürek olunca ortada şükür etmek baya bir zorlaşıyor... İnsan bilemiyorki neye şükredecek... Sensizliğe mi şükredeyim, başkasının kollarındasın buna mı şükredeyim... Sevmek fedakarlıktır derdin hep , ve bana utanmadan sevdiğini söylerdin. Allah razı olsun gülüm, en büyük fedakarlığın terkedip gitmek oldu... Başkasının kollarında beni öldürmekti fedakarlığın... Erkeklik gururumu desem, benim olmuştun ya bi kere yediremiyorum be, yediremiyorum benliğime sensizliği.. Söylesene aşkın böylesine mi şükredeyim... Bir sözümüz vardı bir ömür boyu her 14 şubat ta elele olacaktık, tıpkı yılın diğer kalan günleri gibi... Senin bu kahpeliğinemi şükredeyim... En son bayramda görmüştüm seni... Annen, baban ve sen bayram ziyaretinden dönüyordunuz sanırım, süzülmüşsün üzüntüdenmidir acaba... Neden ayakların birbirine dolandı beni görünce.. Oysa ayrılalım derken hani güçlüymüş gibi göstermeye çalışmıştın ya kendi
O gün neden başaramadın... Belki o toy zamanlarımız gibi olmadığındandır ha ne dersin.. Artık dönüşü de yok biliyorsun bundanmıdır üzüntün... Ben başkasının oldum, Sende benim olduğun halde bir başkasının... Ben utanmıyorum, sen utanıyorsun... Çünkü sen çok fedakar bir aşıktın ve en büyük fedakarlığın terkedip gitmek oldu beni.. Ben aşkı ölüm bilmiştim, sen 3 günlük dünyaya sattın aşkımızı...

Ellerin yolumdan çekilsin
Ben ölmeye geldim sana
Yaşamakmıdır sevmek
Yaşasın o zaman sevenler
Ben sana ölmeye geldim...

Canım çektide koklamayı
Dalından koparamadım
Uzaktan bakındım
Sevdiğimi ise fısıldadım
Yaşamak değil senden istediğim
Ben sana ölmeye geldim...

Anladınmı değerini dünyanın... Dünya 3 günlükse ve yaşamaksa sevmek, sen yaşa, ben sana ölmeye geldim...


E.Aytekin
March 11

Sevmek ölümüne, delice

Image Hosted by ImageShack.us 
Sevmek ölümüne, delice... Bendim uğrunda herşeyimi feda edebilicek olan... Gözlerimi kör etmişti bu aşk, senin kalbimi ne kadar hor kullandığını göz göre göre farkedememişim ne yazık ki...!

Belkide aptallıktı benim ki... Birine kısa sürede bu derece güvenip sırtını dayayabilmek ve ondan hiç şüphe etmemek...!!! Hep benimsin sanmıştım, hep o pamuk eller benim, bu hayat sadece ikimizin...!!!

O kadar uzun sürmedi yanılmışlığımı anlamam... Yalanlarına ibadet etmeye devam ettim ta ki seni ellerle görene kadar... herşeyimdin benim, hatırlar mısın sana 'KALP ATIŞIM' derdim...

Acının hasını yaşattın sen bana... belki bi bakımada ii oldu biliyor musun?

Büyüttü senin aşkının acısı beni... bu kadar güveniyorken sana sırtımdan vurman bidaha kimseye güvenemememe neden oldu! Şimdi daha bi dirençliyim acıya... Gamsız diyorlar artık bana, ağlamıyorum gözlerinin önünde gözyaşı akıtmıyorum diye... bilmiyorlar, anlamıyorlar... anlamıyacaklarda... ben yoruldum, utandım artık senin iki kuruşluk aşkın için milletin bana acımasından... benim ağrımda, acımda İÇİMDE bundan böle...

Hani derdim ya sana 'KALP ATIŞIM' diye... İşte bir zamanlar kalp atışımdın ama artık 'KALP AĞRIMDAN' başka hiçbirşeyim değilsin...!!!
Konuş SevgiLi
●ѕαηѕ@®06™● Yalnizligim yanimda kimse olmadigindan degil,Yalnizligim yanimda sen olmadigindandir.
SENİ SEVİYORUM
Seni Seviyorum, Çünkü;
Her sabah kalktığımda yaşamak için tek nedenim, sen varsın ...
Fakat seni sevmek için binlerce nedenim var ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Bu siyah beyaz dünyada tek renk sensin,
Bir ressamın fırçasından çıkmış gibi ...
Ama alalade bir renk değil,
Gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan bir renk ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Bu soğuk günde içimi ısıtan bir esinti gibisin ...
Hafiften esiyorsun, iliklerime işleyerek ...
Sonra da kaybolup gidiyorsun, daha nereden geldiğini
Anlayamadan ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Seni Sevmekten başka bir şey gelmiyor içimden ...
O kadar doğal ki bu duygu ruhumun derinliklerinde,
Sanki doğduğumdan beri var ...
Sadece ortaya çıkmak için seni bekliyordu ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Sensiz bir yaşamı artık düşünemiyorum ...
Sensiz bu kuru dünyada yaşamaktansa,
ölümün soğuk nefesini öpmeyi
bir daha hiç seni görmemektense hayata arkamı dönmeyi
tercih ederim ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Ne zaman bir aşk şiiri duysam, mısralardan sen akıyorsun ...
Ne zaman eski bir şarkı gelse kulağıma,
Gitar telleri arasından süzülen notalar,

seni getiriyor bana ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Sen hep benimlesin ...
Gözümü kapatmam yeterli seni görmem için ...
Tatlı narin tenini ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Belki de ilk defa bir kadının kokusu beni çılgına çeviriyor
içimden Odyseus'a türkü söyleyen deniz kızları da
Onu aynı kokuyla baştan çıkarmaya mı

 çalıştılar acaba diyorum

Seni Seviyorum, Çünkü;
Gözlerinin içinde binlerce yıldız,
Gecenin karanlığını delip geçiyor ...
Bana bakarken kendimi yıldızlara tepeden

bakıyor gibi hissediyorum ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Benliğim sana ait ...
Sen onu buruşturup çöpe de atabilirsi,
Kalbine yakın bir yere de koyabilirsin ...
Tanrım !!!
O kalbine yakın bir yerde olmak istiyorum ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Sen sensin ...
Ama sen beni ben olduğum için seviyor musun
Onu kim bilir ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Seni Sevmeyi Seviyorum ...
Seni koklamayı seviyorum ...
Sana dokunmayı seviyorum ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Saçların ellerimin arasından kayıp giderken,
Dünyada cenneti bulmuş gibiyim ...
Bir an elimde tutuyorum o cenneti ...
Bir an sonra belki de tamamen ellerimden

 kayıp gidecek ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Ben hiç bir kadın için şiir yazmadım, bu

hep tuhaf gelmişti ...
Ama şimdi senin için şiir yazmamak tuhaf geliyor ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
İçimde bir umut var ...
Bu şiiri belki başucuna koyarsın ...
Kim bilir belki yanına da ''Kırmızı'' bir gül ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Tanrı çiçekleri yaratırken seni de onlarla

beraber yaratmış ...
Papatyadan güzel,
Zambaktan asil,
Manolyadan tatlı,
Gülden daha güzel kokulu ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Güzelliğine melekler imreniyorlar ...
Dünyada ise,
Ölümlüler arasında galiba bir tek benim

 gibi bir iki şanslı
Onu farkedebiliyor ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Ölene kadar, yok olana kadar seninle olsam,
Bu herhalde bir ceza gibi gelir,
Daha çok senle olamadığım için ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Senin tarafından Sevilme fikri bile bir insanı

hayatı boyunca
mutlu edebilecek kadar güzel ve asil ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Seni anlatmak için mısralar yetmiyor ...
Düşünüyorum bir kış gecesi bunu yazarken,
Acaba kaç şair senin güzelliğini anlatmak için

 binlerce mısra yazdı ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Senin gülümsemen güneşin doğuşu gibi,
İnsana her şeyi unutturuyor,
Sadece seyredip tadına varma hissi uyandırıyor ...

Seni Seviyorum, Çünkü;
Bu kadar nedenden sonra bile SENİ ne kadar

SEVDİĞİMİ anlatamadım !!!

Image Hosted by ImageShack.us

 

VUSLATA GEBEDİR GÖZYAŞLARI(M)

VUSLATA GEBEDİR GÖZYAŞLARI(M)
 
Deryalar görüyorum göz pınarlarında
Yıldızlar kayıyor gökyüzünden damlalarıma
Titreyince dökülüyor üzerimden kırbaç izleri
Atıyorum aşk nehrine kahır taşlarımı…


Varıyorum kırık kalemimin çizdiği vuslat yoluna
İzimi takip etsinler diye geriye gözyaşlarımı bırakıyorum
Ölüme varmak için saniyeleri hızlandırıyorum
Üşümek için üstümü açıyorum geceleri
Üşümek ve titremek için…

Bir nehir gibi çağlayıp coştu vuslat
Bir titremedir aldı götürdü hasret acısına
Tutunduğum  dal taşıyamıyor çölde bulduğum gülü
Boğazımda düğümleniyor hıçkırıklar hüzün aynasında


Kara taşları basıyorum bağrıma yokluğunda
Gidişine ay ışığını emiyor gözlerim
Sineme çekiyorum vuslat acısını
Ufukta geleceğini haykırıyor martılar
Üşümek için içime çekiyorum nefesi…

Titreyişleri döşüyorum vuslat yoluna
Ruhumu yürütüyorum gözyaşlarını döktüğün yolda…


Çıkarma parmağından hasret yüzüğünü
Ve hüzün yağmurlarının altında ıslanma
At üstünden artık hicran hırkasını
Yakınmak bana kalsın mahzenlerde
Yakınmak mı meydan okumak mı bekleyişim?

Prangalarını sökemedim gidişinle hayatın
Kaybolmayı diledim gözyaşlarında geceleri…

Kederlerimizin ipeksi saçları uzamaya başladı
Kafesli evlerde ağlayan çocuklar gibi ağlıyoruz mısralarda

 
Hıçkırıklara aralık bıraktım kapımı
Doladım boynuma gül (s)açan çelengi
Dilime lal merhemini sürdüm, kuyuya düştüğümden beri
Zifiri karanlıklarda doku(n)dum gözlerindeki parıltıyı…

 
Serçenin gözyaşıyla besledim süveydamı
Kumrunun sesiyle başladım kanat çırpmaya sahralarda…

 
FATİH ERTÜRK
FATİH ERTÜRK

AŞK AĞLARSA.....

 
AŞK AĞLARSA.....

DOKUNAMAZSINIZ YOKTUR GÖZYAŞLARI
DUYAMAZSINIZ SESSİZDİR FERYATLARI
SOLAR YÜREĞİNDE GÜLDEN UMUTLARI
DAYANAMAZ....... AŞK AĞLARSA

KESKİNDİR SEVDANIN KILICI
GÖNÜLDE BIRAKIR DERİN BİR ACI
TABİPLERDE BULUNMAZKİ İLACI
KORKUYORUM...YAA...AŞK AĞLARSA

YAKIŞIR UMUDA SEVDA HIRKASI
HEP AŞK İÇİNDİR GÜLLE KAVGASI
YÜREĞİNE DÜŞEN HER SEVGİ DAMLASI
UMMANA DÖNER........AŞK AĞLARSA.........

Kavusmak Rüyalarda Bile Imkansizsa.....

Havalar iyice sogudu....
Herzamankinden cok üsüyorum ama bu günlerde..
Battaniyeme sarildim..
Birde cay aldim yanima..
Isinamadim...!
Belki sen sarilsaydin...Neyse..

Dalmisim uykuya..
Rüyamda seni görmek icin daha syk uyuyorum artik..
Kisa uykularda unutulmazmis rüyalar..Unutmadim seni..
Kosuyordum sana..Yem yesil bir bahce..bir sürü papatya..
Bahcenin diger ucunda SEN..
Sarilmak icin can attigim SEN..
Rüya bile kandirdi beni Sevdigim..
Bu mevsimde papatya olmazki...
Sana kavusmak rüyalarda bile imkansizsa ben nasil tutunurum hayata..

Dün'de sen anlatmistin rüyani..
Buruk geliyordu sesin..
Benim gördügüm rüyanin benzerini anlattin..
Biliyormusun, hic sasirmadim..
Sevdigim bizim askimiz rüyalarda mi kalacak..


Yasayamam bu dünyada sen yoksan..
Sana kavusma hayali olmazsa inan yasayamam..


Her gün biraz daha yaklasiyorum sanki sana..
Yaklastikca kalbim daha hizli atiyor..
Ama kalbimin ritimlerde beni kandiriyor be sevdigim..
Kücük bir cocugun elinden en sevdigi oyuncagi alirsin ya..
Cocuk aglar..Geri versende o susmaz artik.. Canini yakmissindir bir kere.. Hevesini almissindir..
Onun ici nasil aciyorsa benimkide öyle aciyor
Cünkü benimde hayallerimi aliyorlar elimden..
Yapmayin..!! Canim yaniyor..!!...Diyemiyorum...


Ben sustukca onlar gücleniyor..
Sustukca öfkem artiyor..
Onlar üzerime geldikce ben cöküyorum..
Ve destegim yok..
Bu savasin galibi onlar oluyor..
Göz göre göre kaybediyorum....Seni..Hayallerimi..Kendimi...
Hic kimse.. Dur..!! Demiyor
Hic kimse bu bir kabus deyip beni uyandirmiyor
Anlimdaki teri silmiyor.............


Kalem bile yazmiyor istedigimi..
Seni sevdigimi yazmak istiyorum..
Ikimizin ismini yazmak istiyorum..
Olmuyor..!
Ayrilik yaziyorum..Hüzün yaziyorum..Sonumu yaziyorum sevdigim...

Herkese darginim..Herkese kirginim..
Kendime bile..!!
Ötesi var mi...

Seninle olmanın en güzel yanı

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?

Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.


Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?

''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.


Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?

Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...


Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?

Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.


Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?

Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.


Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?

Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.


Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.


Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

Nereden bileceksin?

Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.


Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.


Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..


Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...
Uzaktaki yıldız nasıl parlak gelirse sana, uzakta olduğun için tutkunum sana, Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya, imkansız olduğun için aşığım sana..

Adınla Seslendim Başkalarına..

Sen bilmezsin,
Başkalarına adınla seslendiğim günlerdi..
Uzaktın bana
Duymazdın o yüzden
Yokluğuna derlenmiş türküleri.


Oysa sen varken,
Kanayan gecelere merhem olurdu sesin
Gülüşün dağıtırdı gözlerimden bulutu
Ara sıra gelirdin ya?
Ben o zaman anlardım hangi mevsimi soluduğumu...


Seninle başlayan bir gün
Yine seninle biterdi..
Gecenin bir yarısı
Şehrin yollarını adımlarken
Ve bağlarken o geceyi sabaha
Hayat hiç olmadığı kadar güzeldi..


Bakışlarında mahsur kaldığımda,
Deli gibi akardı zaman...
Ara sıra hüzünler karışsa da sesine
Gecemizi karartmaya yetmezdi...
Ve ben ne zaman değsem dudaklarına,
Yüzüne bambaşka bir iklim gelirdi....


Sonra gittin...
Her gün bir takvim yaprağı,
Düştü umutlarımın arasından...
Ve durdu gözlerine daldığımda çıldıran zaman!
Başkalarına,
Adınla seslendiğim günlerim oldu.
Gelmedin...
Şimdi bilmiyorum hangi mevsimi soluduğumu...
 
Ayrılık Vakti...

Aksami getiren sesleri dinle
Dinle de gönlümü aliver gitsin
Saclarimdan tutup kor gözlerinle
Yasli gözlerime daliver gitsin

Günesle köye in, beni birak da
Kücüle, kücüle kaybol irakta
Su yolu dönerken arkana bak da
Kösede bir lahza kaliver gitsin

Ümüdim yillarin seline düstü
Sacinin en titrek teline düstü
Kuru yaprak gibi eline düstü
Istersen rüzgara saliver gitsin


(Necip Fazil Kisakürek)
March 10

Susuyorum Hüzünlerimin Karşısında...!

Susuyorum Hüzünlerimin Karşısında...!

Hüzünler...
Düşüncelerimin en ağır yolculuğu onlar..


"Hep hakim olurlar bedenime,yüreğimin en can alıcı noktasına yerleşirler..
Zarar verirler düşlerime,umularında bile olmaz..Sadece sıcak nefesini solurlar yüzüme bencilce.."

Hüzünler...
Linç ediyor yüreğimi konuştukça..
Konuştukça,düşlerim karanlıkta yüzer usulca...

Susacaksın...
Yutkunacaksın...
Ama konuşmayacaksın…

"Seni ve beni düşlerin ipine asıyorum..Düş’üp kırılacaksa eğer,bu uğurda kırılıp parçalansın her şey …
Şunu bil artık..Konuşamıyorum hüznümün karşısında..Gözlerimde maziye çalan yaşlar birikti.
.Bu nem yavaş yavaş çürütüyor seni ve beni.."

Sana bir kelime daha sunamıyorum..
Boğazıma ilmek ilmek dokunan hep aynı his,aynı hüznün siması ve aynı hüznün bitik yüzü..
Bırak artık..
Bırak ki!
Hüznün girdabında esir kalsın yüreğim ..


Suskunluğumu kusmak istiyorum ..
Haykırırcasına bir suskunluk içimdeki..
Bağırdıkça ses çıkmıyor,ses çıkmadıkça bağırıyorum..
Gözlerimden birkaç damla daha düşüyor..
Düşüyor...
Düştükçe ölüyor..
Cesetleri ise hala sıcak koynumda..
Baksana..
Dokunsana..
Yeter artık,yeter...!
Konuşsana...!

Keşke’ demek doğru değil, yanlışmış.


Keşke’ demek doğru değil, yanlışmış.

Büyükler ‘keşke’ demeye, yani pişmanlığa mahal bırakmazlarmış.

Bunu bir yerlerden duyduk, okuduk, öğrendik; evet ama pişmanlık sularından geçmedik ki.

‘Keşke’ dememek gerekiyormuş aslında. ‘Keşke’nin zımnında kadere itiraz mı varmış, şeriat-ı fıtriyeye aykırı olduğu için mi, yoksa

“o gün, ah keşke diyecekler” ifadesi için midir; keşke dememek gerekiyormuş.

Kaç bin kez treni kaçırdık, kaç bin kez

Kaç bin kez ‘keşke’ diye hayıflandık ve daha kaç bin kez ‘ah keşke’ diyeceğiz.

İnsanız ya, bilsek de unutuyoruz.

“Bilüp ettiklerimize”, “bilmeyup ettiklerimize”, “ah keşke” diyoruz.



‘Keşke’ diyoruz geçip giden her fırsatın ardı sıra. Fırsatlarsa geliyorlar ve geçiyorlar.

Fırsatlar, seferi yaşıyorlar; durmuyorlar, konaklamıyorlar. Geliyorlar ve gidiyorlar.

Bize, ardı sıra hayıflanmak, pişmanlık ve ‘keşke’ demek bırakıyorlar.

Yani genellikle böyle yapıyorlar. Onları biz kaçırıyoruz evet, ama onlar da kaçıyorlar.

Fırsat, kollanır mı kovalanır mı? Kollanır herhalde. “Bir düşer” denmiştir ama bir çok kez düşer aslında.

Hayır, ‘fırsat düşkünlüğü’nden, ‘fırsatı ganimet bilmek’ten söz etmiyoruz burada.

Öyle anlarsak fırsat da bizi kaçırır aslında.

Şimdi, şu an, şırıl şırıl akan bir dereden geçmek istiyorum.

Siz de öyle misiniz bilemem, çok tren kaçırdım şu kısacık hayatta.

Belki, daha geniş bir zaviye için ‘fırsat’ üzerinde değil ‘mühlet’ üzerinde durmak gerekiyor.

‘Mühlet’: belli bir zaman. Bize verilen süre de fırsat değil ‘mühlet’tir aslında.

‘Süre’ demek de doğru değil, vakit. ‘Süre’ sanki bizim zaptettiğimiz bir zaman dilimi.

Kol saati zamanıyla uydurulmuş bir ifade.

Yeniden fırsata dönersek; kaçan sayısız ‘fırsat’, altın tepside sunulmuş fırsatlardı.

Hepsi kaçtı, biz istemeden kaçtı. Durmadılar, kaçtılar ne yapılabilirdi ki?

Ne çok ‘fırsat’ var, ne çok kaçıyorlar şu yalan dünyada.

Ve ne çok özlem var ruhumuzun derinliklerinde saklı duran.

Ne çok dere, ne çok çay, ne çok ırmak akıyor içimizden.

Hangi bilinmez beyabana akıyorlar, kim bilir? Birini olsun zaptedemiyoruz.

Günlerdir kar yağıyor. Evlerimizde mahsur kaldık. Pencereler buz tuttu.

Sokak ile evimizin içi arasında kırk dereceye varan bir fark var.

Eksi yirmi dereceye varan soğuk pencereden başımı uzatmaya izin vermezken, pantolonumun paçalarını toplayıp bir dereden geçmek istiyorum.

Dere mi demeliyim, çay mı bilmiyorum, ama bir değirmeni döndürecek kadar suyu var.

Akış menzilindeki yüzlerce bahçe, onbinlerce ağaç bu sudan kısmetini alıyor.

Salkımsöğütler, karakavaklar, iğdeler.

Bildiğim, tanıdığım bir dere bu.

Bende saklı silik fotoğraflar arasında bu derenin özel bir yeri var.

Anneannemlerin köyüne giden değirmen deresi olmalı bu: Değirmen deresi.

Dünya bir değirmen midir? Yoksa, bir değirmen deresi mi?

Yıllardır geçmedim o dereden. Şimdi, şu kara kışta, şu zemherinin ortasında gözümde tütüyor yurdumun bir köyünde binlerce yıldır akan bir dere.

Şair Zarifoğlu geliyor dilimin ucuna. İnce şair.

‘Bir Değirmendir Bu Dünya’yı kaleme almıştı ahir ömründe.

Ahir ömrü kırklı yaşlarıymış, kim bilebilirdi.

Bizce, henüz ‘ömrünün baharındayken’, üretiminin doruğundayken, gözlerindeki ışık alev gibiyken, sakalına bir tek ak tel düşmemişken tutup Bir Değirmendir Bu Dünya’yı yazmıştı.

Gök ekin Cahit Zarifoğlu uzandığı ölüm döşeğinde yanı başındaki dostlarına “şimdi bir tay gibi kırlarda koşmak istiyorum”, demişti.

Ne dokunaklı bir arzudur bu. Bir tay gibi kırlarda koşmak.

Zümrüt yeşili bahçenin ortasından geçiyorum.

Anneanne kokusu, iğde kokusu, zülal teyze kokusu.

Şimdi, şu zemheride, şu buz tutan camların ardında, şu ruhsuz metropolde güçlükle hatırlıyorum.

Pabuçlarım ellerimde, hayallerim yanı başımda, ayaklarım suya değiyor, başım söğüt yapraklarına.

Çocuk adımlarımla altında yürüdüğüm güneşe niye ‘kızgın güneş’ dendiği de anlamsız bir soru olarak takılıyor kafama. Anlamsız soruları değirmen deresine bırakıyorum.

Bir karıncaya, bir ağustos böceğine, bir tarlakuşuna yoldaşlık ediyorum.

Suyun tam ortasında suyu tutmak ve yunmak istiyorum.

Avuçlayıp yüzüme çarpmakla yetiniyorum.

Alıç toplamıştım az ileride. Ceketimin cebinden alıç alıyorum.

Söğüt ağacının kökünde şemsiye gibi açılan üç beyaz mantarın zehirli olup olmadığını düşünüyorum.

Zehir ihtimalini suya salıyorum.

Bu eski silik fotoğrafa gölge düşmesin istiyorum.

Ne fırsatlar, ne trenler kaçırdım.

Mühleti kaçırmasam bari...

Öyle bir hayat yaşadım ki


Öyle bir hayat yaşadım ki Cenneti de gördüm cehennemi de. Öyle bir aşk yaşadım ki Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de. Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde Hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki "söz ver kendine"
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan , düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin
Öyle bir hayat yaşadım ki,
Son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundanmış anladım
Kendi kalbine bakamayanın yaşamı bulanıktır,
kendi yüreğine bakabilme cesareti gösteren gönlünün muradını keşfedendir.
Dışarıya bakan rüya görür,hayal dünyasında kaybolur.
içeriye bakan uyanır, kendini keşfeder.''

Anlatamadıklarımsın

Birgün sessizliğim oluyor, boğuyorsun kelimeleri içimde&
Birgün çığlığım oluyor, döküyorsun içimdeki kırıntıları düşüncesizce&
Bazen yalnızlığımsın, içinde kaybolduğum&
Bazen kaçmak istediğim duygularım&

Korkuyorum senden&
Belki de alıştığım sensizlikten&

Bir geliyorsun, bir gidiyorsun&
Gözlerimde göremediğimsin&
Yüreğimde bulamadığımsın&
Sen, bende bilinmeyensin !

Ve sen,
Anlattıklarımdan çok anlatamadıklarımsın&

Bağladım elimi kolumu, çaresizliğim yüreğimin düğümü&.

Sen,
Unutulan
Sen,
Tükenen
Umutlarımsın&
Mutluluğu taşıyamayansın !

March 04

Oluyormuyum ki?!

  
img444/7359/vaybereisssssssssssssiuyq4.gif  
Sen yollara yürürsen , çiçekler de yürür, şaşarım gülüşünün ardından güneş doğmazsa, Bir çocuk kapıları kırıp kırlara koşmazsa, Sen ufuk çizgisinin düşüncesiyle özgür, Gülüşü ışık olupta yüzüme akan düş, Sen uzak kıyıların adamı, Sen benim yüreğimde açan gülsün..
Image Hosted by ImageShack.us

 

Özlemek güzel şeydir, özlüyorsa Özlenen Beklemek güzel şeydir, gelecekse beklenen Sevmek güzel şeydir, seviyorsa sevilen...
Duygular vardır anlatılamayan..sevgiler vardır kelimelere sığmayan... Bakışlar vardır insanı ömür boyu ağlatan...yollar vardır aşılması güç olan. Kalpler vardır acılarla parçalanan, ve insanlar vardır hiç unutulmayan. Sanma beni sevipte bırakanlardan. Benim sevgim mezara kadar olanlardan...
 
EMEĞE SAYGI
DUYALIM

Gitme sen yoksan yasayamam,

                   Gitme sensiz buralarda kalamam,

                  Gitme canim inan buna daynamam,

             Gitme nolursun bir sen daha bulamam,

     Gitme anla beni, sevemem ben baska birini,

 Gitme

Koyamam senin yerine baska kimseyi !!!  

February 17

SENIN ICIN..

YINE YAGMUR VAR DISARDA
VE YINE SOKAKLAR BOMBOS
YINE IZLIYORUM CAMDAN YAGMURU,KARANLIGI
VE YANLIZLIGI..
AMA BU DEFA SEVEREK SEVILEREK
DAHA BIR BASKA BAKIYORUM INSANLARA
SENI SEVIYORUM,SENI COK SEVIYORUM...

YINE YAGMUR VAR DISARDA
VE BENIM YÜREGIMDE
COK YAKINIMDASIN BILIYORUM..
CARESIZ YÜREGIMIN EN DERININDESIN FAKAT BAGIRSAM SESIMI DUYARMISIN BILMIYORUM..
ARAMIZDA DAGLAR VE BITIP TÜKENMEYEN YOLLAR VARKEN;DUYARMISIN BENI SEVDIGIM..?

YINE YAGMUR VAR DISARDA
VE BENIM GÖZLERIMDE
BU DEFA NE ICIN AGLADIGIMI BILIYORUM
DEMEK INSAN GÖNÜLDEN SEVINCE
BÖYLE OLURMUS DIYORUM
CÜNKÜ BU DEFA SENIN ICIN
DAHA BIR BASKA AGLIYORUM..

YINE YAGMUR VAR DISARDA
VE YINE ICIMDE FIRTINA
BU DEFA SENIN ICIN KOPARTIYORUM FIRTINALARI
SENI SEVDIGIM ICIN
HAYATTA BANA VERILMIS EN GÜZEL ARMAGAN
OLDUGUN ICIN
BENIM OLDUGUN ICIN
DAHA BIR BASKA YASIYORUM HAYATI
SENIN ICIN
BU HAYATIMDA EGER YASANMAYA DEGIYORSA BILKI HERSEY SENIN UGRUNA,SEVDIGIM

Sana bir şiir yazmak istiyorum aşk'ım
Hiç yazılmamış olsun

Bulunmasın kitaplarda

Aşk'ımı, tutkumu anlatmak istiyorum

Hiç anlatılmamış olsun mısralarda

Öylesine sevmek istiyorum ki seni

Kimse sevmemiş olsun benim kadar

Seninle yaşamak istiyorum

Hiç yaşamamış gibi önceleri

Ellerine tutunmak, hiç kopmamak

Hep seninle olmak istiyorum

Hiç ayrılmamak yanından

Her an canında olmak

Ölmekse eğer uğrunda o'da

Yalnızca senin kollarinda 

EĞER İSTERSEN ...

Bugün olduğu gibi yarın da , yarından sonra da, ondan sonraki günlerde de gözlerinde ki yerimin değişmeyeceğine,
Beni bir ömür boyu seveceğine...
Her bakışında okuduğun o gözleri her zaman yanında göreceğine, en yakın dostun en yakın sırdaşın en yakın arkadaşım olacağına...
Sıkıntımın sıkıntın ; üzüntümün üzüntün olacağına...
Her kızgın anımı çiçeğe dönüştüreceğine...
Her üzgün anımda tebessümün geri gelmesi için elinden geleni yapacağına..
Asla ve asla soğuktan ve yalnızlıktan üşümeyeceğine...
Yanında olmadığım ve varlığına ihtiyacım olduğu her anda bir rüzgar olup beni saracağına...
Gözümün gözüne deydiği her an ; bana yeniden aşık olup beni bir periye dönüştüreceğine..
Yaşam boyu her sabah bana aşık olarak uyanacağına...
Ben uyurken bana bakıp sen ve ben için dualar edeceğine...
Beni asla üzmeyeceğine....
Beni tanıdığın gün ben de gördüğün neyse ömrünce aynı beni göreceğine ...
Sevginin asla değişmeyeceğine ve azalmayacağına...
Beni asla ihmal etmeyeceğine...
Bana yalan söylemeyeceğine...
Başkalarının yanında beni asla unutmayacağına...
Elimi usul usul korka korka tuttuğun o ilk gündeki aynı heyecanı hep yaşayacağına..
Bana her zaman hayatım diyeceğine...
Seni Seviyorum diyeceğine ...
SÖZ VERİRMİSİN AŞKIM ???
:::NEFESİMSİN:::
Sen bir çiçek değilsin ki ;
sonbahar geldiğinde dal dal kuruyacaksın
sen bir gün değilsin ki ;
gece olunca karanlığa karışacaksın
sen bir şiir değilsin ki ;
son satırında sonra noktayla sonlanasın
sen nesin biliyor musun?
Yasadıkça seninle devam edip seninle biten
içimdeki nefessin sen..
Ve biliyorsun ki ben nefessiz yaşayamam.

BİR GÜN BAKSAM Kİ GELMİŞSİN

picture  

Bir gün baksam ki gelmişsin..

Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar.

Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellik

Saçlarında ilkbahar..

 

Bir gün baksam ki gelmişsin..

Gülüşünde taze serin bir rüzgar

Ellerin yine eskisi kadar güzel

Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar..

 

Bir gün baksam ki gelmişsin..

Hasretin içimde sonsuzluk kadar.

Şaşırmış kalmışım birdenbire çaresiz.

Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar.

 

Bir gün baksam ki gelmişsin..

Ne yüzünde bir gölge,ne dilinde sitem var.

Tozlu pabuçlarını gözlerime sürmüşüm

Benim olmuş dünyalar. . .

 

Yavuz Bülent Bakiler

Sevilmeden Önce Sen Seveceksin
Ne kadarda özeldin benim için
Benim varolusumdu belkide bu güzelligin
Belkide sana olan sevgim yada gözlerin
Ama Ben degildim seni seven,kalbimdi sana boyun egen


Önce sevdim bir tebessümünle
Durusun,Bakışın beni sana hasta etti bile
Sonra öldürdün bir gidisinle
Simdi ölümün kıyısında bekliyorum seni


Senin için geceleri sevdim isteksizce
Senin için gülleri sevdim sevgisizce
Senin için hayatı sevdim sebepsizce
Ama artık hayalin bile vurmuyor düşlerime


Bedenim unuttuda kalbim unutamiyor bir kere
Kalbimi avutsamda,unutsamda nafile belkide
Ama unutacagım mümkün olmasa bile
Sevgisiz yasayacagim su cehennemde


FATİH UÇAN
 

Video